Beyin geliştirmek

Daha zeki çabuk kavrayan insan olmak için neler yapmalıyı etraf boş insanlardan geçilmezken eminim tüm travesti bireyler kendilerini yetiştirmenin bir yolunu buldular ben de bu yazımda biraz katkı sağlamak istedim keyifli okumalar dilerim. Sabah kahvaltınızı ederken ya da işe giderken haberleri okuyabilir ya da dinleyebilirsiniz. Bu yöntem hem dünyadan haberdar olmanızı sağlayacak hem yeni bilgiler edinmenize yarayacak hem de öğrendiğiniz haberi kendi kendinize yorumlayarak sizi düşünmeye teşvik edecektir. İşte bu nedenle haberleri takip etmelisiniz. Ama bunu yaparken tek bir kaynağa bağlı kalmamaya da özen göstermelisiniz.Aç karnına su içmenin sağlığa ne kadar faydalı olduğunu duymuşsunuzdur. Ama bu eylem yalnızca vücut için değil aynı zamanda % 75’i sudan oluşan beyin için de faydalı ve gereklidir. İşte bu nedenle, bedeninize ihtiyacı olan şeyi vermeli ve sağlıklı beyin fonksiyonları için uyandığınız andan itibaren 30 dakika içerisinde 2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Zeka geliştirme yöntemlerini mi merak ediyorsunuz? O zaman cevaplarınızdan bir tanesi de kesinlikle uyku! Çünkü uyku bedenden ziyade beynin dinlenmesi için gerekli olan bir eylemdir. Düzenli ve yeterli uyku sağlıklı bir beyin için şart. Uyku konusunda yeterli bilgiye ulaşmak için bira kafa yordum ama önümde İstanbul travestileri içinden Buse olunca çok da araştırmaya gerek duymadım. Yeteri kadar uyumadığınızda beynini size öyle oyunlar oynamaya başlıyor ki altından kalkmak neredeyse imkansı oluyor. Yeni şeyler öğrenmenizi sağlayan, farklı dünyaların kapılarını aralayan, dakikalar içerisinde sizi yepyeni insanlarla yeni hayatlarla tanıştıran kitap okuma aktivitesi de zeka geliştirme yöntemleri arasında. Hatta bir tek kitap da değil! İster roman, ister dergi, isterseniz de ansiklopedi. Kısacası okuyun, bu beyni geliştirmek için eğlenceli ve etkili bir egzersiz niteliğindedir. Her gün yarım saatinizi okumak için ayırmayı prensip haline getirin. Zaten kısa süre içerisinde bu alışkanlığı edinecek, bir şeyler okumadan geçirdiğiniz günlerde kendinizi eksik hissetmeye başlayacaksınız. Şekerleme yapmanın beyin sağlığına iyi geldiği yapılan araştırmalarla da desteklenmekte. Siz de her gün 15-20 dakika şekerleme yaparak, beyninizin daha aktif çalışmasını sağlayabilir, günün geri kalanına daha kıvrak bir zekayla devam edebilirsiniz. Zekanızı geliştirmenin yollarını arıyorsanız, zamanınızı ve enerjinizi çalmaktan başka bir işe yaramayan boş beleş işlerden vazgeçmeyi öğrenmelisiniz. Mesela; dedikodu yapmayı bırakmalısınız. Boş insanlarla zaman geçirmeyi kesmelisiniz. Sosyal medya mecralarında insanların paylaşımlarını inceleyerek saatlerinizi harcamamalısınız. Ya da akşamlarınızı vaktinizi saçma sapan televizyon dizileri izleyerek geçirmemelisiniz. Sağlıklı mutlu günler sizlerin olsun İclal.

At

At
Dibi kararmış tencere gibi içinizi karartan insanları çıkarın hayatınızdan, sizi üzenlere geçit vermeyin silin defterden, sevginizi hak etmeyenleri de koyun kapı önüne akşamdan, kulpu kırık fincanların tamiri olmaz. Atın atın bakın bakalım şimdi güneş parlıyor. Ohh dünya varmış değil mi? İnsan bazen büyük temizlik yapmalı hayatında yer açmalı güzelliklere bunun için önce işe yaramayan ne varsa atmak lazımdır. Mesela giymediğiniz dolabın köşesinde yer kaplayan eski kıyafetleriniz, dar gelenler bol gelenler modası geçenler doldurun bir poşete ya ihtiyaç sahiplerine verin ya da çöpe atın atın yer açın. Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi, dibi kararmış tencereyi, taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları, sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı, çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini atın. Şimdi ihtimalleri atın.‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte. Takılıp kaldığınız o günü, düşünüp durduğunuz o lafı. Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü, alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’ o hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini, kestiğiniz eski gazete küpürünü, içinizi kemiren o ukteyi ne var bakın bakalım çekmecelerde başka işe yaramayan gereksiz atın yahu travesti bireyler kıyamıyorum diye eskicilik yapmayın yeterince yoruldunuz. Değmeyenleri sırtınızda taşımaya son verin ve atın. Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün. Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz. Cevabı olmayan soruları, kaçırdığınız fırsatları, atıldığınız işleri, beceremediğiniz ilişkileri, kişisel gelişim kitaplarını, arkanızdan konuşanları, önünüzü kapayanları, alamadığınız terfiyi, oturamadığınız evi,‘Şimdiki aklım olsa’ları aldığınız en kötü karneyi, hatta en iyi karneyi, çalışmayan saatleri, bunu yapan travesti bireyler var aramızda biliyorum. Çalışmayan saati ısrarla atmazlar illa bir gün yaptırırım diye tutarlar yok kardeşim yaptıracağın işte at gitsin. İçine atma bir tek sıkıntıları açıkla söyle dinlet dostuna. İşe yaramayan fikirleri, kaçan trenleri, zamansız yaşlandıran dertleri, o gün’ olanları, halının altına süpürdüklerinizi, dolabın dibine iteklediklerinizi özellikle eskici Antalya travestilerinden Melis at hadi ya tutma artık dolabında o eski şeyleri lütfen temizle bahara yakışan bir temizlik yap. Bakın, ne güzel güneş çıktı. Güneşli günler dilerim İclal.

Sevgilim

Bugün hep sevmek yazmak istiyorum bahar başıma vurdu galiba aşka düşmüş gibiyim ah ah nerede eski aşklar diyenlerinizi duyar gibiyim. Ben ne bekliyorum aşktan sen ne bekliyorsun peki travesti kardeşim hep aynı değil mi? Azıcık fedakarlık, dürüstlük, samimiyet ve sadakat yeter bence. Ben yalnızca seni seviyorum diyen birini istemiyorum. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim.Beni anlayan birini istiyorum, benimle uyuyabilmeli mesela.Sarhoş da olmalı.Bazen saatlerce sebepsiz susabilmeliyiz birlikte.Dua da etmeliyiz elbette dua kapısını açık tutan İstanbul travestileri gibi. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Benimle yarım kalmış bir çocukluğu tamamlayacak birini istiyorum. Pamuk şeker yiyebileceğim birini. Kış aylarında üzerimi örtecek birini. Dizlerime yatırıp saçlarıyla parmaklarımı dans ettirebileceğim birini. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim.Beni koruyabilecek birini istiyorum.Birlikte en karanlık yollarda yürüyor bile olsak korkmayacağım birini.Emin olduğum birini. Her ne olursa olsun sırtımı şüphesiz yaslayabileceğim birini..Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim.Birlikte hayal kurabileceğim birini istiyorum.Küçük hayaller, bir öpücük kadar küçük, bir öpücük kadar anlamlı hayaller. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Kavga edebileceğim birini istiyorum. Kızabileceğim ama kıramayacağım birini. Kızabilecek ama kıramayacak birini. Yine de her şeye rağmen öfkemi gülüşüyle darmadağın edebilecek birini. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Sarılabileceğim birini istiyorum. Sarılırken dünya telaşından arınmış birini. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Omzunda ağlayabileceğim birini istiyorum. Karşısında ağlarken utanmayacağım birini. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Anlatabileceğim birini istiyorum, her şeyi !Kim kırdıysa, kim üzdüyse beni hepsini. Haksız olduğumu da söyleyebileceğim birini. Sır verebileceğim birini. Sırrına sadık kalacağım birini. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Sahile gidip denizi izleyebileceğim birini istiyorum. Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Sevme beni. Gel bana sadece sen olarak gel kim istemez sen gibi sevgiliyi? Gemileri, uzakları, ufuk çizgisini, yakamozun güzelliğini istiyorum.  Ben beni seven birini istemiyorum sevgilim. Aynı yolda farklı ayaklarla eşit adımlar atabileceğim birini istiyorum. Aslında ben yalnızca seni istiyorum sevgili yalnız ve derinden sevebileceğim sadece seni. Çok duygusalım yine bu gece gel sil ellerinle ıslanan gözlerimi. Seviyorum hepinizi sevgiyle kalın İclal.

Şanssızlık

Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslı iken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamazlar? Şansın ne olduğunu şanssızlığımdan öğrenmiştim ne acı, o kadar şanssız bir adamdım ki; hayallerim bile gerçekleşemeyecek kadar güzeldi. Mutluluğun şifresini al kullan diye verseler ben de bu şanssızlık olduktan sonra yanlış girişlerimle bloke ederdim. Şans yolda yürürken ayağıma takılsa, tökezletip düşürürdü beni, ben böyle şansın içine ağzımı bozmaya kalksam, önce hava bozar, güneşli bir günde kar yağdırırdım. Şans çoğu zaman doğru çıkan bir tahmindir. Tahminlerimde en azından insan tahminlerimde hiç yanılmazdım ama şans oyunlarında yenilginin dibine vuran hep ben olurdum. İnsan tahmininde bütün travestiler öne geçer zaten yanılmaz. Şanssızlığın belirtileri şu dört şeyden belli olurmuş;  ahmağa fikir danışmak, cahile para vermek, dostların öğütlerini dinlememek, dünyadan ibret almamak. Ahmakla işim yoktu, cahilin semtine bile uğramazdım. Dostlarımın sözlerini emir telakki eder derhal yerine getirirdim. Ankara travestilerinden Bade’ye ait bu yorum evet haklı şanssızlık öylesine yakalar insanı yağmura tutulmak gibi sanırım. Öyleyse nereden geliyordu bu bahtsızlığım? Karışık çerezlerdeki leblebi gibiydim. Kimse yemez, yanlışlıkla birisi alsa hemen geri bırakır. Okyanusta kendi halinde yüzen balık olsam ya karaya vururum ya gemi çarpar. Görülmüş şey değil demeyin, siz benim yerimde hiç olmadınız. Neymiş efendim çirkin şansı diye bir gerçek varmış ey hayat senden şans dilenmek için daha ne kadar çirkinleşeyim? Uzak diyarların bahtsız insanı diye başlayan tüm yazılar beni anlatırken, oturmuş size ne kadar şanssız olduğumu yazıyorum. Şanssızlık üzerine başınıza ne gelmişse çarpın ikiyle daha olmadı bir de kendisi ile toplayın. Dağıttım yine cümleleri ben bu şansla bu yazının da hakkından gelirim. Daha olmadı satar iki mandal alırım. Yok yok eskidendi o sokak satıcıları, köşe başından bağırmaya başladılar mı anam kapardı kap kaçağı, “eskici geldi hanım” eskiler alıyorum dediğinde hiç tereddüt etmeden koysaydı beni kapı önüne şansızlık bu ya, eskiciden önce terliklerimizi aşıran Çomar’ın yuvasına süs olurdum. Çomarın da yuvasının önünde ot bitmez benim bastığım yerler gibi bilmem ki bu şanssızlıkla gökten kasnak yağsa bir tanesi bizim boynumuza geçer mi? Aman geçmesin zaten özgürlüğüme de düşkünümdür hani. Ey kimseyi kimseye muhtaç etmeden yaşatan şans düşürme sakın çöllere beni. Sevgiyle kalın İclal.

Affetmek neden gereklidir?

O kör uçurumda düştüğümüz noktada belki kemiklerimiz kırılacak, belki nefes alamayacağız ve belki de yere vurduğumuz anda hayatımız son bulacak. İşte “ben affetmeyeceğim” dediğimizde öncelikle egomuz bizi o uçurumdan tek hamlede aşağıya atmış oldu bile değil mi? Affetmek ile gurur yapmak arasında arafta kaldık son seçim bize ait evet ama sonuçlarına katlanacak kadar güçlü değilsek ne yapacağız? Aldatılmış bir sevgiliyiz travesti bireyler farz edelim öyleyiz ne yapacağız? Yine affedilecek şeyi “dışarıda” aradık, başkasını hareketleri için yargıladık veya başkasının özgür seçimlerine müdahale etmiş olduk. Kendimizce iyi ve kötülerimize göre onun seçimlerine saygı göstermedik ve hatta “affetmemek” üzere kendi yargılarımızdan çok uzakta gördük. Sonucu düştüğümüz uçurumlar oldu, egomuzun eline düştüğümüz, geçmişte yaşamaya devam ettiğimiz ve her hatırladığımızda kalbimizde biriken kin, nefret, kıskançlık gibi kalbimizin muhteşem temizliğine layık olmayan hisleri memnuniyetle sevgili egomuzun hizmetinde kabul ettik. Bu konuyu affetmeyi seçen Ankara travestilerinden Bade’nin ağzından okuyalım.”Ben de o uçurumlardan düştüm, nasıl diye uzun süre sorguladım. Bir insan böyle bir şeyi nasıl yapabilir, neden yapabilir, cevaplar aradım ve evet egom şöyle sordurdu “bana nasıl yapabilir?”. Fakat bu yaklaşım sadece benim kalbimi daha da karartmaktan başka bir şeye yaramamıştı. Ve hatta affetmedikçe büründüğümüz en güzel rollerden biri olan sevgili “kurban” rolü anlayışı beni daha da yoğun bir şekilde ele geçiriyordu. Ne de olsa aldatılan taraf bendim evet itiraf ediyorum. Ben aldatıldım, mağdurdum, yapabileceğim bir şey yoktu, benim bu olayda hiçbir sözüm yoktu değil mi? Bana düşen rol neydi affetmemek, kurban olmak, kırgınlıklarla yaşamak, üzülmek, dağılmak, kin tutmak., Nasıl oldu nasıl yaptı demek ve buna benzer şu an anlatırken bile kendimden nefret ettirebilecek birçok “yargılama” ve “pasif kurban” anlayışını memnuniyetle kabul eden yaklaşım işte karşımda duran gerçekler.” Siz de kendinizi onun yerine koyarak okuyun lütfen empati yapmak gerekiyor. İşte bu nokta, yeniden yolculuğumuzun başladığı yani o uçurumun kenarından sırtımızı dönerek, kalbimize sarılıp, yepyeni aşklar için yepyeni bir “biz” olarak umutla, sevgiyle ve inançla yola çıktığımız andır. Bunun için affetmek gereklidir belki de belki de yoldan dönmemeliyiz seçim sizin sevgiyle kalın İclal.

Sigaradan kurtulmak

Kötü alışkanlıklar sadece kesemize değil bedenimize zarar veriyor bunların başında da sigara tüketimi geliyor. Bildiğiniz üzere sigara tüketimi son yıllarda iyice yaygınlaştı. Artık küçücük çocukların ellerinde bile sigara görmeyi kanıksayacak durumdayız. Günden güne artan kamu spotları, bilinçlendirmek adına düzenlenen programlar, kampanyalar, yüksek orandaki zamlar ve daha pek çok şey sigara tüketiminin önünde bir engel teşkil etmiyor. Zamanla bilinçlenen birey, sigarayı bırakmak istediğinde zorlanmasına sebep olan hem fizyolojik hem psikolojik sebepler var. Psikolojik sebeplerden ziyade ben bugün fizyolojik sebebinden kısaca bahsetmek istiyorum. Nikotin endorfin hormonu için bir uyarıcı durumundadır. Sigara bırakma denemesinde hep onuncu gün başarısız olan travesti bireylerden İstanbul travestisi Esin son denemesinde yirmi bir günlük süreyi doldurmayı başardı onu buradan da tebrik ediyorum bu o kadar kolay bir şey değil iradeniz size hep boş ver derken onu dinlememek ve direnmek gerekiyor. Düzenli olarak vücuduna nikotin alan bir birey için vücut endorfin hormonu üretiminde ekstra bir uyarmaya gerek kalmadan nikotinin uyarıcılığı sayesinde endorfin üretir. Sigarayı bıraktığınız andan itibaren tembelleşmiş olan vücudunuz bu uyarıcıyı kaybettiği için endorfin üretimi için nikotin istemeye başlar. Vücudunuz nikotinsiz uyarılmaya başlaması için gerekli olan bu süre uzmanlar tarafından genellikle yirmi bir ile kırk gün olarak kabul görmüştür. Pek çok bağımlılıktan kurtulmak için de bu yirmi bir günlük süre önemlidir zira yirmi bir günlük bir döngü vücudunuzdaki pek çok hücrenin yenilenmiş olması demektir. İşte bu sebepten sigarayı bıraktığınız ilk yirmi bir gün sadece psikolojik olarak değil fizyolojik olarak da sigarayı duyduğunuz bağlılık sizi olumsuz etkiler. Sigarayı bıraktırma konusunda pek çok tedavi edici merkezde size bağımlılık derecenize bağlı olarak nikotin bandı kullanmanız tavsiye edilir. Böylelikle dışarıdan nikotin almış olursunuz. Fakat benim naçizane görüşüm sigarayla nikotin bandı kullanmak arasında bir fark olmadığı yönünde. Çünkü yine yüksek miktarda nikotini vücudunuza almış olursunuz ve sigara yerine bu sefer nikotin bandına bağımlı hale gelirsiniz. En güzeli iradeyi ve bilinçaltını yönlendirerek bu alışkanlıktan tamamen kurtulmayı sağlamaktır. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Sevgi ve acı

Sevmek acı çekmekse acıyı bal eyleriz. Sevmenin yollarını öğrenirsek acıdan uzaklaşır mutluluğu buluruz. Sevgi sana egon olmayan bir şeyle uyumlu olmanın ilk tecrübesini sağlar. Sevgi sana hiçbir zaman senin egonun bir parçası olmamış birisi ile ahenk içinde olmama dersini verir. Şayet bir kadınla ahenk içinde olabilirsen, bir arkadaşla, bir insanla ahenk içinde olabilirsen, çocuğunla yahut annenle ahenk içinde olabilirsen niçin tüm insan evlatlarıyla ahenk içinde olamayasın? Ve şayet tek bir kişiyle ahenk içinde olmak böylesine keyif veriyorsa tüm insanlarla ahenk içinde olmanın sonucu ne olacaktır? Ve şayet sen tüm insanlarla ahenk içinde olabilirsen niçin hayvanlarla, kuşlarla ve ağaçlarla ahenk içinde olmayasın? O zaman bir adım diğerine yol açar. Sevgi bir merdivendir. O bir kişi ile başlar ve bütünlükle son bulur. Sevgi başlangıçtır. Tanrı sondur. Sevgiden korkmak, sevginin geliştiren korkusundan korkmak, karanlık bir hücrenin içinde kapalı kalmaktır. Sevgiden ne kadar korkarsanız korkun sevebileceğiniz kişi karşınıza çıktığında hayır deme gücünü kendinizde bulamazsınız o yüzden travesti bireyler bırakın kendinizi sevmenin kucağına varsın acıyla gelsin bir tatlı söz size her şeyi unutturmaya yeter. Ankara travestilerinden Bade sevdin mi acıya da göz yaşına da katlanacaksın diyor çok haklı aşk ve sevgi zordur becerebilenler sonsuz mutluluğu da bulurlar. Modern insan karanlık bir hücrede yaşıyor, o narsistir. Narsisizm modern zihnin en büyük takıntısıdır. Ve o zaman problemler, anlamsız problemler vardır. Yaratıcı olan problemler vardır çünkü onlar seni daha yüksek farkındalığa götürür. Seni hiçbir yere götürmeyen problemler vardır; onlar seni basitçe kösteklerler. Onlar seni basitçe eski pisliğinin içinde tutar. Sevgi sorun yaratır. Bu problemlerden sevgiden kaçarak kurtulamazsın. Ancak bunlar son derece hayati sorunlardır. Onlarla yüzleşmek, karşılaşmak zorundasın; onlar yaşanmak zorundadır ve onların içinden ve ötesine geçmek gerekir. Ve ötesine geçmek için yol içindendir. Sevgi yapılmaya değer yegâne şeydir. Onun dışındaki her şey ikincildir. Şayet sevgiye yardımcı olursa iyidir. Ve diğer tüm şeyler bir araçtır, sevgi amaçtır. Bu yüzden acı ne olursa olsun sevginin içine gir. Şayet pek çok insanın karar vermiş olduğu gibi sevginin içine girmezsen kendine takılı kalırsın. O zaman senin hayatın kutsal bir yolculuk değildir, o zaman senin hayatın okyanusa akan bir nehir değildir, senin hayatın kirli, durgun bir havuzdur. Ve kısa süre sonra pislik ve çamur dışında bir şey olmayacak. Temiz tutmak için kişinin akmaya devam etmesi gerekir. Bir nehir temiz kalır çünkü o akmaya devam eder. Sevgiye akın İclal.

Yengeç ve Aslanın aşkı

 

Burçlara göre aşkı yorumlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Can dostlar tüm travesti bireyler siz de aşkınızın burcuna göre yorumla katılabilirsiniz bu yazıya bir destek olun. Sıra yengeçlere gelmişti. Yengeç burçları güvenceye çok önem verirler. Yalnız maddi olarak değil kendilerini her bakımdan güvende hissetmek isterler. Yanlış anlaşıldıklarına inandıkları zaman çok alıngan ve dar görüşlü olabilirler. Sevgiye vakit ayırmak isterler. Romantik beklentileri vardır. Çiçek küçük sürprizler bir sepet çilek gibi aşkı ve romantizmi hatırlatan her türlü hediyeye bayılırlar ve zaman zaman bunu beklerler. Yengeç kadınları birer dişi kuştur. Evlerini temizlemeyi süslemeyi pişirmeyi kısaca “ev” tadında her şeyi zevkle yaparlar. Pişirdikleri yemekleri geri çevirmemelisiniz. Alıngan yapıları her şeyden kolayca nem kapmalarına sebeptir o yüzden kendinizi bol bol özür dilerken bulabilirsiniz. Bu hassas ve sevgi dolu burcun insanlarını mutlu etmenin en güzel yolu onları koşulsuz şartsız her zaman sevmek ve bunu hissettirmektir. Aslan Burcu en gururlu aşıklardır. Aslanların ilişkileri bozulmuşsa veya doğru kişi ile beraber değilseler bile bunu gururları yüzünden kolay kolay kabul etmezler hatalarını onlara hemen kabul ettiremezsiniz. Çünkü hata yapmak onlar için zayıflıktır ve zayıflığı hiç sevmezler. Aslan aşığı için söylenecek en son söz onların aşkta her zaman doğal bir şansı olduğudur. İstediklerini elde etmek için sonuna dek savaşırlar ve genelde başarılı olurlar. Kavga ederken bile sakindirler dolayısı ile kavga ettiğinizi bile anlayamazsınız. Bu burcun insanları ilişkilerinde sorun yaşarsa suçlama yolunu tercih etmeyerek uyumlu ılımlı ayrılıklar yaşamaya çalışır. Bizzat yaşayan Diyarbakır travestilerinden bir dostumun anlattıkları doğrultusunda yazıya yön verdim. Tembel ve kararsız olduklarına dair bir inanış vardır. Özü böyle değildir o sadece mükemmel ve en doğru olanı istediği için git-geller yaşamaktadır. Adalet duygusu da tıpkı mükemmelciliği gibi ön plandadır. Ona haksızlık yapmamaya özen göstermelisiniz. Sevgiyle kalın İclal.

Sana ait olanla yetinmek

 

Önce yaşamak hepimizin tek gayesi bu olmalı yaşamdan zevk almayı bilmeyenler en az şükredenler ve elinin altındakilerin kıymetini bilmeyenlerdir. Yırtık bir çorabı hiç çorabı olmamaya yeğlemek işte mutluluğun ana teması burada başlıyor. Okumak bilgi sahibi olmak ve yeniden kendini keşfetmekama cilt cilt kitap okumak, sizi daha mutlu bir insan yapmıyor. Zira bu kitapların şöyle bir handikapı var; okurken her şey muazzam ama kitap biter bitmez elimiz depresyon hırkası arıyor! Anne Hart ise “Ama ilginçtir, nelere şükrettiğinize dair aldığınız 1-2 satır notun hayatınızı değiştirmesi mümkün olabilir” diyor. Okuyun, öğrenin, deneyimleyin ama yanıtı kitaplarda ararken kendi hayatınızda ne olup bittiğini kaçırmayın; yani önce yaşayın! Bu arada celebrity güruhu da “şükür trendi”nden nasibini alıyor elbette. Son zamanlarda ünlülerin demeçlerinde en çok kullandıkları kelime “thankful” (müteşekkir) olabilir. Jennifer Lopez’in, Justin Bieber’ın ya da Katy Perry’nin twit’leri ve Instagram postları #blessed (mübarek) ve #grateful’dan (minnettar) geçilmiyor.Tabii dijital âlem de geri kalmıyor. Mesela, İngiliz Carla White tarafından hayata geçirilmiş bir tür “şükür günlüğü” olarak çalışan “Bliss” adlı uygulamayı yüklediğinizde karşınıza çeşitli boşluk doldurma soruları geliyor. Bunlardan ilki: “’İyi ki hayatımda dediğiniz birini seçin.” Bu kişi ailenizden ya da çevrenizden herhangi biri olabilir. Benim çok zorlanmadığım bir soruydu bu çünkü iyi ki hayatımda dediğim Ankara travestilerinden Bade bana daima mutlu olmam için nedenler sunuyor. Siz travesti bireylerinde bu sorulara cevap vermenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Ardından neden bunun için mutlu olduğunuza dair bir küçük paragraf yazmanız isteniyor. Sonra her gün, o gün için minnet duyduğunuz 5 maddeyi listeliyorsunuz. Uygulamayı ben de yükledim, denedim. Ve hiç beklemediğim şekilde memnun kaldım! Şöyle anlatayım; belki de “Bliss” olmasa, annem bana borç verdiği için minnet duymak aklımın ucundan geçmeyecekti. Yani birkaç günlük deneyimimle söyleyebilirim ki işe yarıyor. Unutmanıza imkân da vermiyor, “Haydi, bugünün 5 maddesi” gibi uyarılarla kendini her gün hatırlatıyor. İsterseniz bu maddeleri Instagram’a post’layabiliyorsunuz ayrıca. Şükür edin ve elinizdekilerle yetinin bu kadar basit ve kolay bir yaşam şekli size doğru geliyor yakalayın onu sevgilerimle İclal.

Başarıya giden yol

2009_08_01_002042_1253505760

Yeteneğe sahip olmakla, yeteneği kullanmak her zaman aynı anlama gelmez. Kişileri belirli zamanlarda tekrar beceriksiz duruma sokan kesin deneyimler vardır. Yollardaki virajlar, nehirlerdeki girdaplar, zaman zaman bizi tekrar tuzağa düşürür. Kişilerin tüm yapabileceklerine tutarlı bir şekilde engel olan deneyimler vardır. Ben bunlara zenginlik ve mutluluğun beş anahtarı adını verdim. Şimdi sahip olduğunuz tüm yetenekleri kullanmak ve olabileceklerinizin hepsini olmak istiyorsanız; bu anahtarları anlamak zorundasınız. Kararlıysanız ve anahtarlan uyumlu bir şekilde kullanabilirseniz, yaşamınız sürekli başarılarla dolu olacaktır. Ne isterseniz, yaşam size verecektir. Değerli travesti bireylere bu konuda bir şeyler yazmak istedim. Bir çeyrek dolar isterseniz, yaşam size o kadarını verecektir. Yaşam sevinci ve başarı isterseniz, yaşam size onu verecektir. Şimdiye kadar yaptığım çalışmalar bana; durum ve davranışlarımızı değiştirebilirsek, her şeyi değiştirebileceğimizi öğretti. Yaşamdan ne isteyebileceğinizi ve onu elde ettiğinizden nasıl emin olabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Daha sonraki aylarda sokakta rastladığım insanlara hep yaşamlarını ve bu duruma nasıl ulaştıklarını sordum. Yaşamda benzer güçlüklerle uğraşmak zorunda olduğumuzu fark etmeye başladım. Fark onlarla başa çıkma yordamlarındaydı.“Kullandığınız kelimeler, nasıl yaşayacağınızı belirlerler. Engellemelerle başa çıkabilen insanlar ödüllendirilirler. Eğer iflas etmişseniz, muhtemelen bunun nedeni çok fazla engellemeyle başa çıkamamanız yüzündendir. “İflas ettim, çünkü çok fazla engellemeyle karşılaştım” derseniz geri adım attınız demektir. Daha çok engellemeyle başa çıksaydınız, zengin olurdunuz. Parasal açıdan iyi durumda olanlarla olmayanlar arasındaki en önemli fark, engellemelerle başa çıkma yöntemlerinden kaynaklanır. Fakirlerin çok fazla engellemeye sahip olmadıklarını söyleyecek kadar katı yürekli değilim. Sadece zengin olmanın yolunun başarıya ulaşıncaya kadar engellemelerin üstüne gitmekten geçtiğini anlatmaya çalışıyorum. Genellikle insanlar zenginlerin problemlerinin olmadığını sanırlar. Biraz daha dikkat etseler, zenginlerin daha çok problemlerinin olduğunu görecekler. Onlar sadece yeni stratejiler ve alternatifler yaratarak, bu problemlerle nasıl başa çıkılabileceğini biliyorlar. Antalya travestilerinden Nesil çok zengin olmak istediğini söylediğinde önünde çok fazla güçlük kalmayacağına inanmıştı. Zengin olmak sadece çok paraya sahip olmak demek değildir. Zengin bir ilişki daha çok problem ve daha çok zorluk demektir. Herhangi bir problemle karşılaşmak istemiyorsanız, böyle bir ilişkiye girmeyiniz. İşte, ilişkide, yaşamda, büyük başarıya giden her yolda çok fazla engelleme vardır. Bu engelleri aşmaya gücünüz yoksa çok da zenginlik keder ve dertten başka bir şey getirmeyecektir. Sevgiyle kalın İclal.