Söz güçlüdür

çi

Söz bitmek bilmeyen nehirlerden akıyormuşcasına değersizce harcadığımız bol kaynak. Oysa sözün en ince noktasında durup bir türkü yaktı, Aşık Veysel, söz yaratanın lütfu, bizlerin yegane silahı sözünde ve özünde doğru olan travesti bireyler bilir sözün kıymetini ağızdan çıkana kadar senin sonrasında herkesin der Ankara travestilerinden Bade evet ağızdan çıktıktan sonra artık tutamazsınız onu nereye gönderdiyseniz yolunu şaşırmadan gider. Her şey değişmelidir. Bu, evrenin kanunudur. Siz ise ya daha yüksek değerleriniz ya da daha düşük değerleriniz için değişeceksiniz. Daha yüksek değerler için değişirseniz, söz için yaşarsınız. Daha düşük değerler için değişirseniz, kendi sözünüze ihanet edersiniz. Söz verilmiş sözler ve söylenmiş sözler diye ikiye ayrılır benim için ben her ikisini de önem veririm. Ağızdan çıkan söz namustur, namus kadar önemlidir. Karşındakine söylediğin söz ise senin kişiliğindir şimdi sen ne kişiliğinden ne de namusunda vazgeçme ikisinde doğru ve dürüst ol. Söz, Tanrı ile idi. Söz, sizinle olacak. Sebep, sonuca; birbirini takip eden şeyler, bir neticeye götürecektir. Kişi kullandığı dille ve diğer insanlara yaklaşımıyla yaydığı titreşim dolayısıyla değerlendirilebilir. Söylediği tek bir cümleyle onu tam manasıyla çözebilir; ne kadar ilahi olduğunu anlayabilirsiniz. Evrensel bir dil kullanıyorsa, evrensel bir bilince sahiptir. Sözlerinizin içinde sonsuzun kuvveti varsa, erdemliyse dudaklarınızdan dökülenler ve onlara layıkıyla değer veriyorsanız, muazzamın da en muazzamı sizsinizdir. Dudaklarınızdan dökülen sözler insan olarak değerinizi belirler. Sözünüz sizin değerinizdir. Yalnızca dilinizle değil zihninizle de konuşursunuz. Dilinizle konuştuğunuzda arka planda yine zihin ve düşünceleriniz vardır. Bu düşüncelerin kıymetini yeterince bilmiyoruz. Kirli bir zihin, kişinin benlik algısını bozabilir. Hatta bazen benlik algısı o denli bozulur ki, kişi kendisine duyduğu saygıyı yitirir. Öz-saygı yitirildiğinde erdem de onunla birlikte kaybolur. Erdemin olmadığı yerde söz de kayıptır. Erdem, öz saygı ve daha binlerce değer hepsi bir sözün gücü karşısında boynunu büktü. Ey sevgili okuyucularım sözünüze sahip çıkın zira onlar uzay boşluğunda hiç kaybolmadan sonsuza kadar sizi bekliyor olacaklar. Nerde ne zaman kime ne söyledi iseniz o gelip bulacak sizi ve yapışacak yakanıza. Sevgiler saygılar dilerim İclal

Sezgiler ve idealler

blind-star

İdealleriniz mutlaka olmuştur hayatı idealleri üzerine kuran insanlar tanıdım ve onların o idealler uğrunda nasıl da zavallı haline geldiklerini gözlemledim. Amerika’nın en iyi başkanı başkan olduğunda meclis onu aşağılamak için ayakkabıcının oğlu olduğu gerçeğini hatırlatmaktan hiç çekinmemişti. Tüm Senato utanç, öfke, bir şekilde rahatsızlık hissediyordu; hiç kimse Lincoln başkan olduğu için mutlu değildi. Son derece ukala, burjuva olan bir adam, Lincoln Senato’ya ilk konuşmasını yapmadan önce ayağa kalktı. Ve şöyle dedi: “Bay Lincoln, siz başlamadan önce bir ayakkabıcının oğlu olduğunuzu hatırlatmak isterim.” Ve tüm Senato güldü. Onlar Lincoln’ü aşağılamak istediler; onu yenemezlerdi fakat onu aşağılayabilirlerdi. Ancak Lincoln gibi bir adamı aşağılamak zordur. Adama, “Ölmüş olan babamı bana hatırlattığınız için size son derece müteşekkirim. Sizin tavsiyenizi her zaman hatırlayacağım. Babamın ayakkabıcılığında olduğu gibi muazzam bir başkan olamayacağımı biliyorum” dedi. Lincoln’ün konuya yaklaşımı sayesinde çıt çıkmıyordu. Ve adama, “Bildiğim kadarıyla babam sizin ailenize de ayakkabılar yapıyordu. Şayet ayakkabılar ayağınızı vurursa ya da başka sorunlar varsa —her ne kadar muhteşem bir ayakkabıcı olmasam da çocukluğumdan beri sanatı babamla birlikte öğrenmişimdir — onları halledebilirim. Ve bu Senato’daki herkes için geçerlidir; şayet ayakkabıları babam yaptıysa ve herhangi bir sorun varsa, herhangi bir tamir gerekiyorsa ben her zaman buradayım. Sadece şurası kesin ki ben çok iyi olamam. Onun dokunuşu altındandı” dedi. Ve muhteşem babasının anılarıyla gözlerinden yaşlar aktı. Hayat sizi çok yükseklere taşıdığında geldiğiniz yeri hiç unutmayın sezgilerinize her zaman kulak verin. En önemlisi de tabi bunu siz değerli travesti bireylerin bildiğini adım gibi bilirim. Siz olmaktan korkmayın. Bu iki göz güzeldir. Ve sadece tek bir gözün varsa bu mükemmeldir. Sen sadece kendini olduğun gibi kabul et. Tanrı seni mükemmel yarattı, o sende hiçbir şeyi eksik bırakmadı. Mükemmel insan yoktur tezine karşı çıkan Antalya travestilerinden Bade bunu örnek veriyor bize hepimiz mükemmeliz diyor. Ve şayet sen bir eksiklik olduğunu hissediyorsan, bu da mükemmelliğin bir parçasıdır. Saygılar sunarım İclal.

Sabır hakkında

sabı

Hayatın kendisi bir sabır emek gerektirir. Doğmadan önce anne karnında bile dokuz ay sabretmek zorundasınız. Yedi aylık olanlar sabretmeyi bilememiş olduklarından anne karnından çıktıklarında zorluklar yaşarlar. Demek ki illa sabır lazım olmazsa olmaz. Hayatımız meşakkatli, zor ve sarp yamaçlarla doludur. Doğal engeller, beklenmedik olaylar, çeşitli güçlükler ve bazı insanlar, yaşadığımız sürece bizi ziyadesiyle yorar ve yıpratırlar. Sabır, erişebileceğimize inandığımız bir hedefe varmak için, usulünce çalışıp çabalamak, geçirilmesi gereken süreyi telaşsız ve sükunetle beklemektir. Baştan çıkartıcı etkilere karşı direnebilmek, zorluk ve sıkıntılara, şikayet etmeden katlanabilmektir. Kısaca sabır, acılara ve zorluklara dayanma gücüdür, manevi bir terbiyedir. Yakınlarımızın can kaybı, mal kaybı, ölüm, hastalık korkusu, savaş, açlık tehlikesi, ticari yatırımların zararı gibi, maddi ve manevi sıkıntılar, acılar insanın olgunlaşması adına birer imtihandır. Sabır, bu imtihandan başarıyla geçmesinin adıdır. Bu imtihanı geçmek biraz da insanın fıtratında yatar yani sabretmekten başka çaren olmadığını bilirsin acıyı bal eğlemek dedikleri bu olsa gerek. En zor şartlarda yaşamak zorunda kalan travesti bireylerden İstanbul travestileri zor koşulları atlatmak için sabretmek zorunda kalırlar. Umarım sabrın sonu dedikleri gibi hep selamate çıkar. Çıkmadığı yer de yine yapılması gereken tek şey sabretmekten başka bir şey değildir. Sabırsızlık, acele ederek, bir anda, çok şeyi istemektir. Bu da, her hedefe varmak için, belli bir zamanın gerektiğini bilmemektir. O nedenle, sonuca bir an önce varmak isteyenler, aslında yarı yolda kalırlar ve işin sonundaki hayrı göremezler. Bütün direnmelerde, dayanmalarda, katlanıp sabretmelerde, ortak payda her şeyin Allah’tan geldiği ve hayrımıza olduğu bilincidir. Allah’ın kimseye taşıyamayacağı yükü vermediği gerçeği vardır. Ancak sabrederek, sondaki hayrı görebiliriz. Sabır olmadan emek olmaz bir fidanı toprağa diktikten sonra filizlenmesi ve en önemlisi de meyve vermesi için uzun süre beklemek gerekir sonsuz bir sabır değil bu ama bekleyen için mutlu bir geleceğin adımıdır. Sabır konusunda sayfalarca yazı yazılabilir bu konu oldukça fazla su götürür. Acele değil sabırla işlerimiz yürüsün sevgiyle kalın İclal.

Mumlar ve renkler

mu

Mum ışığı hep bir dinginlik bir rahatlık vermiştir bana özellikle eski zamanlarda sıklıkla elektrikler kesilir mum ışığında bütün aile oturur uzun sohbetler ederdik. Mum denildiğinde benim aklıma hep o uzun karanlık akşamlar gelir. Mum ışığında yenen romantik bir akşam yemeği ise her şeyin üzerine örtüle bir hayal gibidir. Önemli olanın mumun rengi olduğunu biliyor musun peki evet mumun rengi o masada hangi renk mumla sunum yaptınız sevgilinize yoksa sadece elinize ne geçtiyse onu mu yaktınız. Ben bugün sizlere mumların renkleri ile ilgili bir makale yazmak istedim bilin ki hangi rengi ne için yakacağınızı en güzel günlerinizde rahatsızlık çıkmasın. Şimdi çarşı Pazar dolaşıp renkli mumlar arayan Ankara travestilerinden Bade, mumu ne için kullanacaksan onu söyle ki ben de ona göre anlatayım. Gri ve gümüş rengi mum: Açıklığın ve şeffaflığın sembolü olarak görülüyor. İçinde gizli kalmış yetenekleri ortaya çıkarmak isteyen kişilere, çalışma esnasında bu mumlardan yararlanmaları tavsiye ediliyor. Kahverengi mum: Bu mumlar tarafsız, nötr özellikler taşıyor. Kısacası negatif veya pozitif bir etkisi olduğundan söz edilmiyor. Mor ve eflatun mum: Bu renk mumların kişide başarı ve arzularını harekete geçirdiği ifade ediliyor. Mavi mum renk uzmanlarına göre algı yeteneklerimizin uyanmasına ve içsel yeteneklerimizin farkına varmamıza yardımcı olan en etkili mum bir konu hakkında karar vermeniz gerekiyorsa mavi bir mumun ışığında olmanız da fayda görüyorum. Beyaz mum saflığın ve gücün sembolü olarak kabul ediliyor. Ayrıca birlikte yandığı diğer mumların da etkilerini artırıyor. Beyaz bir mum duman çıkarıyorsa, çevredeki negatif düşünce ve etkileri yok ettiği söyleniyor. Eğer duman bir süre sonra kesiliyorsa, o bölge her çeşit olumsuzluktan arınmış sayılıyor. Siyah mum en güçlü ve koruyucu mumlar olarak kabul ediliyor. Pek çok dinde, ayin ve törenlerde siyah mumun kullanılması buna bağlanıyor. Uzmanlar, aşırı kullanımın depresyona yol açabileceğini iddia ediyor. Siyahı kimse tercih etmez zaten yas mı tutuyoruz ya neden beyaz mumlar, renkli mumlar dururken gidip kendine siyah olanı aldın travesti kardeşim kır onu ve git kendine renkli mumlar al çünkü renkli bir dünyan olmasını istiyorum sevgiyle kalın İclal.

Sakin olun!

sin

Her türlü hastalığın kaynağı huzursuzlukmuş. Tedirgin edici duygular ve endişelerin yarattığı gerilim. Ve bütün bunlarla iç içe yaşayan insan. “Ne olur, bir parça sakin kalabilsem!” dediği halde bunun için ne yapacağını bilemeyenler için; sakin kalma yollarından bahsetmek lazım. Sakin manzaralar hayal edin, sakin sesleri anımsayın ve ne hissedeceksiniz tahmin edin, bakalım. En iyisi tahminle vakit geçirmeyip hemen uygulamaya başlamak. En iyisi de bir deniz kenarında engin suları seyretmek. Şimdi Ankara travestileri diyecekler ki Ankara’da deniz var da biz mi bakmadık sakin olun değerli travesti bireyler sizler için de çözüm var. Denizin olmadığı yerde gökyüzünün derinliklerine bakabilirsiniz. Bir bardak maden suyuna üç damla portakal çiçeği yağı ekleyin ve rahatlama ihtiyacı hissettiğinizde etrafa bir sprey ile sıkın. Portakal spreyi bulamayanlar için ise direkt portakal koklamalarını öneriyorum malum kış aylarındayız hepimizin dolabında portakal vardır. Giydiğiniz giysilerin nasıl hissettiğiniz yönünde ciddi etkileri vardır. Bedeninizi sıkmayan rahat giysiler, doğal kumaşlar ve açık renkler hep sakinleştirir. Bu yüzden yogiler hep beyaz giyerler. Sahip olmak ile yaşamak arasındaki farkı tanıyın. Uykunuzu engelleyen her şey kahve, kola, alkol sakin olabilme yeteneğinizi engeller. Bunları içmek yerine ihtiyacınız olduğu kadar uyuyabilmek için gereken ne ise onu yapın. Gülümsemek yüzünüzdeki başlıca bütün kasları gevşetir. Aynı zamanda kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak müthiş bir etki yaratır. Oldukça rahatlamış bir insan dakikada sadece 5-8 defa nefes alır. Nefesinizi bu kadar düşürdüğünüzde çabucak rahatlayıp gevşeyeceksiniz. Hayatta nereye giderseniz gidin, ne yaparsanız yapın, bir parça güzellik katmak için gayret edin veya zaten var olan güzelliği geliştirin. Ağlamanın hem duygusal, hem de fiziksel rahatlatıcı bir yanı vardır. Günbatımları bazen hüzünlü olmalarına rağmen her zaman huzurludurlar. Ve pembe olanları daha da huzur yüklüdür. Cumartesi olduğunu hayal edin. Gergin durumlarla başa çıkmanın iki yolu vardır, ya onları değiştirirsiniz ya da onlara bakış açınızı değiştirirsiniz. Bakış açınızı değiştirmek daha zordur, fakat kişiyi aydınlatır. Hiç biriyle sakinleşemediyseniz takılarınızı çıkarmayı deneyin hoş ben akşam eve girince hepsini bir kenara fırlatıyorum saatime kadar çıkarıp atıyorum işe yarıyor. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Beynimiz alarm veriyor

beyin-kitap

Çok bilmek her konuda konuşabilmek adına hayatımız boyunca pek çok gereksiz bilgiyi beynimizde depoluyoruz. Sonrasında gün geliyor beynimiz yeni bilgi alamayacak hale geliyor ve bu andan itibaren artık en önemli bilgileri unutmaya başlıyoruz hatta kendi adımızı bile unutuyoruz. O halde gelin hep birlikte beynimizi temizleyelim. Nasıl her bahar evimizde bedenimizde temizlik yapıyorsak meditasyon ile beynimizde de büyük bir temizlik yapalım. Bu işe gönül veren Bursa travestilerinden Sedef travesti bireylerin nasıl kolayca beyin temizleyeceği hakkında kısa bir yazı yazmış bende onda alıntı yapmak isterim. Beyin, sürekli eşyalarla doldurduğunuz bir odaya benzer; ama bir gün gelir odada adım atılacak yer kalmaz. Meditasyona başlamadan önce kendinize bütün meditasyonlarınız boyunca kullanacağınız ve hiç değiştirmeyeceğiniz bir referans noktası tanımlarsınız. Bu bir nesne, bir kelime, güneş veya ay gibi parlak bir gök cismi olabilir. Bunu yapmamızdaki amaç zihni düşünce bombardımanından kurtarmak ve gelen giden düşüncelere takılıp kalmamayı sağlamaktır. Düşüncelere daldığınızı her fark edişinizde seçtiğiniz referans noktasına geri dönmeniz gerekir.Bu yolla düşünce zincirinizde kesikler oluşturmaya ve düşünceler girdabından kendinizi kurtarmaya başlarsınız. İç sessizliğinizi keşfedersiniz ve daha ileriki aşamalarda bunu daha uzun korumayı ve muhafaza etmeyi öğrenirsiniz. Tüm bunların sonucunda zihin tarafından kontrol edilen değil kontrol eden olursunuz. Etki edene tepki veren değil; etki edeni izleyen olursunuz. Meditasyon sayesinde kendi iç sessizliğimizde korkularımızla, öfkelerimizle, acılarımızla, geçmiş ve gelecek hesaplarımızla, kısacası bize ait tüm düşüncelerimizle baş başa kalırız. Sessizlikte tüm düşüncelerin başımıza üşüşmeleri oldukça normaldir. Önemli olan bu düşüncelere takılıp kalmadan onları uzaktan izlemeyi öğrenmektir. Yalnızlığımızın ve sessizliğimizin içinde oturma sabrını gösterirsek meditasyonun bize katacağı çok şey vardır. Bunlardan biri belki de en önemlisi bize normalde rahatsızlık veren çevresel etmenlere ve olaylara kapılmadan onlara uzaktan bakabilme yetisini kendimizde geliştirmektir. Meditasyonun düzenli yapılması çok önemlidir; çünkü kendimizi keşfetme yolculuğu uzundur. Beynimizi bedenimizi seviyoruz onlar bize ölünceye kadar gerekiyor o halde onlara değer vermek ve korumak gerekir zaten emanet aldığımız bu bedeni emanete hıyanet etmeden sahibine götürelim. Sevgiyle kalın İclal.

Düz karınlara hazır ol

gö

Dümdüz bir karın sahibi olmak istiyoruz ama nedense sabah uyandığımızda düz olan karnımız akşama doğru şişmeye başlayıp kıyafetlerimizden dışarı fırlıyor. Düz bir karına sahip olmak pek çoğumuzun amacıdır. Bazen, bu bölgedeki fazladan yağlanmanın nedeni karındaki şişkinlik olabilir. Ödem, sanki “birkaç kilo almışsınız” gibi görünmenize yol açar. Bu bende hep öyle oluyor çünkü ödem yüzünden arkadaşlarıma kilo almadığımı anlatmakta zorlanıyorum. Hatta geçenlerde travesti bireylerden bir dostum herkesin ortasında kilo almışsın dostum deyince artık yeter bu soruna çözüm bulmalıyım diye düşündüm. Başladım araştırmaya ve sonunda buldum. Sabredin de  açıklayayım. Nane, sindiriminiz için en yararlı bitkilerden birisidir. Gazı önler, mide asidini engeller, besinlerin emilimine yardım eder, iyi bir iltihap sökücüdür, sizi rahatlatır ve mide bulantısını geçirir. Kendi başına ya da yemeklerinizin yanında tüketebileceğiniz nane, tek kelimeyle harikadır. Salatalık, yumuşak,  hafif, sindirimi kolay ve çok iyi bir iltihap sökücü. Ayrıca cildinizi beslemek ve gözaltı torbalarını geçirmek için kullanabilirsiniz. Salatalığın, vücudunuza nasıl da faydalı olduğunu görüyorsunuz. Bunların yanı sıra, salatalığın  sıvıların vücuttan atılmasını kolaylaştıran iyi bir idrar söktürücü olduğunu ve sistit ve nefrit gibi karnınızda şişkinliğe yol açabilecek rahatsızlıkları tedavi etmeye yardımcı olduğunu da unutmamak gerekir. Üçüncü mucize de zencefil, zencefil, çok iyi bir iltihap sökücüdür ve gingerol denilen harika bir madde içerir. Bu madde, bağırsakları ve karnı etkinleştirir, sindirime yardımcı olur, gazı ve ödemi önler, ayrıca yağ yakımını hızlandırır. Bu üçü ile bir karışım hazırlamalıyız. Zaten hazırlayıp kullanan İzmir travestilerinden Ayça denemekte geciken üzülür demiş aynen katılıyorum. Yapmanız gereken ilk şey naneyi kaynatmak. 10 adet nane yaprağını yarım litre suyun içinde kaynatın ve 5 dakika demleyin. Hazır olunca, bir kenarda bekletin. Şimdi, limon suyuna ihtiyacınız olacak. Limonun kabuğundan üç parça rendeleyin, sonra da limonun suyunu sıkın. Üçüncü aşama salatalığı soymak ve ezmek. Sonra, limon suyu ve demlenmiş naneyle karıştırın. Kalan bir buçuk litre içme suyunu da salatalık, limon suyu ve nane çayı karışımına ekleyin, rendelenmiş zencefili, limon kabuklarını ve dilerseniz birkaç nane yaprağını da karıştırın. Şimdiden afiyet olsun sevgiyle kalın İclal.

Burçlara farklı yorumlar

bur

Burç yorumlarını okumayı sevenlere kötü bir haberim var. Öyle her yazılan iyi haberlerden bıktıysanız bir de burçlara kötü yanından bakalım ve benim yazımı okuyalım. Önceden söyleyeyim küsmek darılmak aman İclal bu kadar da ağır yazılır mı demek yok. Hayat mükemmel değil bizlerde değiliz. Kötü yanlarımız da var ve okumak istemeyen kendi burcunu es geçebilir. İçinizde cesur travesti bireyler çıkıp okursa bana da arkadan laf söylemesin özellikle rica ediyorum. Sonuç olarak fala inanma falsız kalma diye bakalım olaya. Başak burçları sizden başlayalım moral bozmaya. Soğuk nevaledir. Mesafeli duruşuyla adeta bir ruhsuzluk abidesidir. Konuştuğu zaman sivri diliyle karşısındaki kolay yaralar. Tertip düzen hastası olabilir eğer öyle değilse hayatındaki insanlara müdahale etmeden rahat edemez. Yalan mı Başak burcu İzmir travestilerinden Hale her şeye burnunu sokmaya bayılırsın zaten saklamazsın da kendinle barışık kadınsın o yüzden sana bu kadar rahat yazabildim seviliyorsun canım. Teraziler hazır olun. Bir gün öyle bir gün böyle! Davranışlarındaki tutarsızlık “dengesiz” diye anılmasının en önemli sebeplerindendir. Güzellik takıntısı yorucudur. Politik davranışlarıyla nabza göre şerbet vermede ustadır. Akrepler, tam bir tiyatrocu! Yüzünüze kıs kıs gülerken arkanızdan ne işler çevirdiğini tahmin bile edemezsiniz. Saçma sapan şeyleri kıskanır aynı zamanda çok da bencildir.  Çoğunlukla sizi dinlemez, o an kafası başka bir yerdedir. Yay gibi gerilmeden yay burcunu okumaya tahammül edenler okusun. Geveze, dedikoducu ve patavatsız…  Genellikle yeteneksiz insanların bu burçtan çıktığı söylenir.  Bazen çok safça davranıp başını belaya sokabilir. Fazla iyimser oluşu ile karşısındakini çıldırtabilir. Oğlak burcu, burçlar kuşağının en pintisi!  Maddiyata önem verir.  Bazen hislerini ameliyatla aldırmış olabileceğini düşünebilirsiniz.  O kadar inatçıdır ki, pire için yorgan yakabilir. Kovalar sıra sizde siz de nasiplenen bu yazıdan dedim. Menfaatçi olması en korkunç huyudur. Üstüne üstlük menfaatlerini korumak adına türlü türlü yalan söyler. Neyse ki yalan söylemek konusunda başarısızdır, çoğu zaman yakalanır. İnsanların arkasından konuşmaya bayılır. Son olarak balıklar uysal bilinirler ama hayal dünyasında yaşarlar. Paranoyak tavırlarla herkesin arkalarından iş çevirdiğini düşünebilirler.  Çok fazla akıllı oldukları da söylenemez.  Saflıkları yüzünden ellerindekileri kaybedebilirler. Latife bir yana umarım alınan, kırılan olmamıştır hepinizi çok seviyorum sevgiyle kalın İclal.

Ayrılık bahaneleri

ayr

Ayrılık acısı zordur çeken bilir ama çözümsüz değildir. Her acı zamana yenik düşer zamanla acılar körelir ve artık acıdan eser kalmaz. Genellikle terk edenler hep aynı basma kalıp cümleler kullanırlar ve geride kalanlar bu cümlelerin olumlu yanlarını düşünerek bir gün yeniden başlayacak hayalleri kurmaya devam ederler oysa aslında bu bahanelerin ne anlama geldiğini bilseler bu işin bittiğini kesin olarak anlarlardı. Mesela en bilinen en basit söylenen ayrılık cümlesi benim biraz zamana ihtiyacım var bunun anlamı; Direkt olarak “Bu aşk bitti” demeye cesaret edemeyenlerin başvurduğu bir bahanedir. Bunu söyleyen kişi zaman içinde aramalarını azaltacak iletişimi kopartacak ve “Bitti” bile demeden ortadan kaybolacaktır. İkincisi senin sevgine layık bir insan değilim. Bu bahaneyi söyleyen kişi genellikle uçarı gönüllü heyecan arayışındadır. Büyük olasılıkla sizinle heyecan olsun diye birlikte olmuştur ve ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra bir başkasıyla birlikte olacaktır. Biz seninle ayrı dünyaların insanlarıyız.Anlamı : Aşk zaten iki farklı dünyanın bir araya gelmesidir. Farklılıklar aşkı zenginleştirir, sevgililerin birbirine keşif sürecini uzatır. Bu da aşkın daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Bunu bu şekilde algılamak varken bir ayrılık gerekçesi olarak ortaya atmak saçmalıktan başka bir şey değildir. Bu bahaneye inanırsanız kendiniz değiştirmeye başlarsınız. Sırf o gidiyor diye hiç sevmediğiniz yerlere gider hiç istemediğiniz kişilerle görüşürsünüz. Ama çabalarınız nafiledir. Ağzınızla kuş tutsanız faydası olmayacak. Bahane: Ailem ikimizin ilişkisine karşı çıkıyor. Anlamı : Aşkı engelleyecek hiçbir güç yoktur Kim hangi gerekçeyle karşı çıkarsa çıksın aşk yaşar Hatta bu engeller aşkı daha tutkulu bir hale dönüştürür Bu bahanede de gerçeklik payı olabilir. Ama ailesi karşı çıktığı için aşkından vazgeçen kişi zaten sevgili olamaz Bu yüzden üzülmeyin Sizinleyken mangalda kül bırakmayan “Senin için her şeyi yaparım” diyen kişinin karizması bir anda çizilmiştir Sakın “Biz birbirimizi seviyorduk ama ailesi araya girdi” diye düşünmeyin. Aşkın en acı sonunu henüz yaşamış olan İzmir travestilerinden Aslı ayrılık acısını travesti dostlarının sayesinde çabuk atlattı arkadaş desteği olması bu bahanelerden biri ile avutup kendini belki döner diye bekleyip duracaktı. Bahaneler sizi durdurmasın gidenin arkasından bir kova su dökün su gibi geri gelsinler diye değil sizin arkanızdan soğuk su içsinler diye sevgilerimle İclal.

Kendine güvenme duygusu

özg

Bir insanın kendine güveni yoksa bu dünyada ezilmeye mahkumdur. Özgüven kişinin yapması gerekeni doğru zamanda yapması ile anlaşılır. Eksikliği veya fazlası ile zararlıdır. Eksik olduğunda hatalar yapmamız içimize kapanmamız kaçınılmazdır. Buna karşın, aşırı bir güven duygusu içinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu kabul etmek istemeyiz, yeteneklerimiz hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere kapılırız. Üzerimize aşırı iş yükü alırız, böylece her zaman iyi iş yapamayız. En iyiyi bizim bildiğimizi düşünürüz, önerileri göz ardı ederiz, bize yardım etmek isteyenleri de genellikle reddederiz. Olması gereken düzeyde bir özgüvene sahip bulunduğumuzda ise; en iyi için çaba göstereceğimizi ve kabul edilebilir bir sonuç ortaya koyacağımızı bilerek işleri ele alırız. Bir işi yapamadığımızda mazeret üretmek yerine yeniden denemeye başlarız. İlk seferinde tümüyle doğru olarak anlamadığımız ya da yapamadığımız bir işin dünyanın sonu anlamına gelmediğini biliriz. Hatalarımızı dert etmek yerine onlardan ders almasını becerebiliriz. Birçok durumla ve sorunla daha iyi baş edebiliriz. Bir insanın özgüven eksikliği problemini çözebilmesi için, öncelikle bu sorunun kendinde olduğunu kabul etmesi gerekmektedir. Sorunun ortadan kaldırılması için gerekli olan ilk aşama budur. Özgüven eksikliğini gidermek için psikolojik bir destek almak da oldukça önemli bir konudur. Bazılarımız bu konu için bir uzmana başvurmayı çok gereksiz bulurlar ve benim herhangi bir eksikliğim yok böyle yaratılmışım diyerek geçiştirirler oysa özgüven çok önemli bir konudur. Daha önce özgüven eksikliği yaşayan Bade ( Ankara travestileri ) bir uzman sayesinde bu durumdan kurtuldu ve hayatla daha barışık yaşamaya başladı. Birçoğumuz, belirli zamanlarda, belirli insanlarla ve belirli durumlarda kendimizi güvenli hissederken bazı durumlarda, zamanlarda ve bazı insanların karşısında özgüvenimizi yitiririz. Kendimize olan güven duygumuzu nelerin etkilediğini doğru anlamamız gerekir. Özgüvenimizin zayıfladığı durumlarda yapabileceğimiz ilk iş, hiç kimsenin mükemmel olmadığını kabul etmektir. Belki, başka insanların sizin sahip olmadığınız becerileri vardır. Ancak, siz de büyük olasılıkla onların yapamadığı bazı şeyleri yapabiliyorsunuz. Özellikle, onlarla rekabet edebileceğiniz alanlarda kendi yeteneklerinizi geliştirmeye odaklanın. Tüm yapabileceklerinizi aklınıza getirin, yapamayacaklarınız için fazlaca endişelenmeyin, onlara takılıp kalmayın. Sevgiler İclal.