Şanssızlık

Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslı iken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamazlar? Şansın ne olduğunu şanssızlığımdan öğrenmiştim ne acı, o kadar şanssız bir adamdım ki; hayallerim bile gerçekleşemeyecek kadar güzeldi. Mutluluğun şifresini al kullan diye verseler ben de bu şanssızlık olduktan sonra yanlış girişlerimle bloke ederdim. Şans yolda yürürken ayağıma takılsa, tökezletip düşürürdü beni, ben böyle şansın içine ağzımı bozmaya kalksam, önce hava bozar, güneşli bir günde kar yağdırırdım. Şans çoğu zaman doğru çıkan bir tahmindir. Tahminlerimde en azından insan tahminlerimde hiç yanılmazdım ama şans oyunlarında yenilginin dibine vuran hep ben olurdum. İnsan tahmininde bütün travestiler öne geçer zaten yanılmaz. Şanssızlığın belirtileri şu dört şeyden belli olurmuş;  ahmağa fikir danışmak, cahile para vermek, dostların öğütlerini dinlememek, dünyadan ibret almamak. Ahmakla işim yoktu, cahilin semtine bile uğramazdım. Dostlarımın sözlerini emir telakki eder derhal yerine getirirdim. Ankara travestilerinden Bade’ye ait bu yorum evet haklı şanssızlık öylesine yakalar insanı yağmura tutulmak gibi sanırım. Öyleyse nereden geliyordu bu bahtsızlığım? Karışık çerezlerdeki leblebi gibiydim. Kimse yemez, yanlışlıkla birisi alsa hemen geri bırakır. Okyanusta kendi halinde yüzen balık olsam ya karaya vururum ya gemi çarpar. Görülmüş şey değil demeyin, siz benim yerimde hiç olmadınız. Neymiş efendim çirkin şansı diye bir gerçek varmış ey hayat senden şans dilenmek için daha ne kadar çirkinleşeyim? Uzak diyarların bahtsız insanı diye başlayan tüm yazılar beni anlatırken, oturmuş size ne kadar şanssız olduğumu yazıyorum. Şanssızlık üzerine başınıza ne gelmişse çarpın ikiyle daha olmadı bir de kendisi ile toplayın. Dağıttım yine cümleleri ben bu şansla bu yazının da hakkından gelirim. Daha olmadı satar iki mandal alırım. Yok yok eskidendi o sokak satıcıları, köşe başından bağırmaya başladılar mı anam kapardı kap kaçağı, “eskici geldi hanım” eskiler alıyorum dediğinde hiç tereddüt etmeden koysaydı beni kapı önüne şansızlık bu ya, eskiciden önce terliklerimizi aşıran Çomar’ın yuvasına süs olurdum. Çomarın da yuvasının önünde ot bitmez benim bastığım yerler gibi bilmem ki bu şanssızlıkla gökten kasnak yağsa bir tanesi bizim boynumuza geçer mi? Aman geçmesin zaten özgürlüğüme de düşkünümdür hani. Ey kimseyi kimseye muhtaç etmeden yaşatan şans düşürme sakın çöllere beni. Sevgiyle kalın İclal.

Affetmek neden gereklidir?

O kör uçurumda düştüğümüz noktada belki kemiklerimiz kırılacak, belki nefes alamayacağız ve belki de yere vurduğumuz anda hayatımız son bulacak. İşte “ben affetmeyeceğim” dediğimizde öncelikle egomuz bizi o uçurumdan tek hamlede aşağıya atmış oldu bile değil mi? Affetmek ile gurur yapmak arasında arafta kaldık son seçim bize ait evet ama sonuçlarına katlanacak kadar güçlü değilsek ne yapacağız? Aldatılmış bir sevgiliyiz travesti bireyler farz edelim öyleyiz ne yapacağız? Yine affedilecek şeyi “dışarıda” aradık, başkasını hareketleri için yargıladık veya başkasının özgür seçimlerine müdahale etmiş olduk. Kendimizce iyi ve kötülerimize göre onun seçimlerine saygı göstermedik ve hatta “affetmemek” üzere kendi yargılarımızdan çok uzakta gördük. Sonucu düştüğümüz uçurumlar oldu, egomuzun eline düştüğümüz, geçmişte yaşamaya devam ettiğimiz ve her hatırladığımızda kalbimizde biriken kin, nefret, kıskançlık gibi kalbimizin muhteşem temizliğine layık olmayan hisleri memnuniyetle sevgili egomuzun hizmetinde kabul ettik. Bu konuyu affetmeyi seçen Ankara travestilerinden Bade’nin ağzından okuyalım.”Ben de o uçurumlardan düştüm, nasıl diye uzun süre sorguladım. Bir insan böyle bir şeyi nasıl yapabilir, neden yapabilir, cevaplar aradım ve evet egom şöyle sordurdu “bana nasıl yapabilir?”. Fakat bu yaklaşım sadece benim kalbimi daha da karartmaktan başka bir şeye yaramamıştı. Ve hatta affetmedikçe büründüğümüz en güzel rollerden biri olan sevgili “kurban” rolü anlayışı beni daha da yoğun bir şekilde ele geçiriyordu. Ne de olsa aldatılan taraf bendim evet itiraf ediyorum. Ben aldatıldım, mağdurdum, yapabileceğim bir şey yoktu, benim bu olayda hiçbir sözüm yoktu değil mi? Bana düşen rol neydi affetmemek, kurban olmak, kırgınlıklarla yaşamak, üzülmek, dağılmak, kin tutmak., Nasıl oldu nasıl yaptı demek ve buna benzer şu an anlatırken bile kendimden nefret ettirebilecek birçok “yargılama” ve “pasif kurban” anlayışını memnuniyetle kabul eden yaklaşım işte karşımda duran gerçekler.” Siz de kendinizi onun yerine koyarak okuyun lütfen empati yapmak gerekiyor. İşte bu nokta, yeniden yolculuğumuzun başladığı yani o uçurumun kenarından sırtımızı dönerek, kalbimize sarılıp, yepyeni aşklar için yepyeni bir “biz” olarak umutla, sevgiyle ve inançla yola çıktığımız andır. Bunun için affetmek gereklidir belki de belki de yoldan dönmemeliyiz seçim sizin sevgiyle kalın İclal.

Sigaradan kurtulmak

Kötü alışkanlıklar sadece kesemize değil bedenimize zarar veriyor bunların başında da sigara tüketimi geliyor. Bildiğiniz üzere sigara tüketimi son yıllarda iyice yaygınlaştı. Artık küçücük çocukların ellerinde bile sigara görmeyi kanıksayacak durumdayız. Günden güne artan kamu spotları, bilinçlendirmek adına düzenlenen programlar, kampanyalar, yüksek orandaki zamlar ve daha pek çok şey sigara tüketiminin önünde bir engel teşkil etmiyor. Zamanla bilinçlenen birey, sigarayı bırakmak istediğinde zorlanmasına sebep olan hem fizyolojik hem psikolojik sebepler var. Psikolojik sebeplerden ziyade ben bugün fizyolojik sebebinden kısaca bahsetmek istiyorum. Nikotin endorfin hormonu için bir uyarıcı durumundadır. Sigara bırakma denemesinde hep onuncu gün başarısız olan travesti bireylerden İstanbul travestisi Esin son denemesinde yirmi bir günlük süreyi doldurmayı başardı onu buradan da tebrik ediyorum bu o kadar kolay bir şey değil iradeniz size hep boş ver derken onu dinlememek ve direnmek gerekiyor. Düzenli olarak vücuduna nikotin alan bir birey için vücut endorfin hormonu üretiminde ekstra bir uyarmaya gerek kalmadan nikotinin uyarıcılığı sayesinde endorfin üretir. Sigarayı bıraktığınız andan itibaren tembelleşmiş olan vücudunuz bu uyarıcıyı kaybettiği için endorfin üretimi için nikotin istemeye başlar. Vücudunuz nikotinsiz uyarılmaya başlaması için gerekli olan bu süre uzmanlar tarafından genellikle yirmi bir ile kırk gün olarak kabul görmüştür. Pek çok bağımlılıktan kurtulmak için de bu yirmi bir günlük süre önemlidir zira yirmi bir günlük bir döngü vücudunuzdaki pek çok hücrenin yenilenmiş olması demektir. İşte bu sebepten sigarayı bıraktığınız ilk yirmi bir gün sadece psikolojik olarak değil fizyolojik olarak da sigarayı duyduğunuz bağlılık sizi olumsuz etkiler. Sigarayı bıraktırma konusunda pek çok tedavi edici merkezde size bağımlılık derecenize bağlı olarak nikotin bandı kullanmanız tavsiye edilir. Böylelikle dışarıdan nikotin almış olursunuz. Fakat benim naçizane görüşüm sigarayla nikotin bandı kullanmak arasında bir fark olmadığı yönünde. Çünkü yine yüksek miktarda nikotini vücudunuza almış olursunuz ve sigara yerine bu sefer nikotin bandına bağımlı hale gelirsiniz. En güzeli iradeyi ve bilinçaltını yönlendirerek bu alışkanlıktan tamamen kurtulmayı sağlamaktır. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Sevgi ve acı

Sevmek acı çekmekse acıyı bal eyleriz. Sevmenin yollarını öğrenirsek acıdan uzaklaşır mutluluğu buluruz. Sevgi sana egon olmayan bir şeyle uyumlu olmanın ilk tecrübesini sağlar. Sevgi sana hiçbir zaman senin egonun bir parçası olmamış birisi ile ahenk içinde olmama dersini verir. Şayet bir kadınla ahenk içinde olabilirsen, bir arkadaşla, bir insanla ahenk içinde olabilirsen, çocuğunla yahut annenle ahenk içinde olabilirsen niçin tüm insan evlatlarıyla ahenk içinde olamayasın? Ve şayet tek bir kişiyle ahenk içinde olmak böylesine keyif veriyorsa tüm insanlarla ahenk içinde olmanın sonucu ne olacaktır? Ve şayet sen tüm insanlarla ahenk içinde olabilirsen niçin hayvanlarla, kuşlarla ve ağaçlarla ahenk içinde olmayasın? O zaman bir adım diğerine yol açar. Sevgi bir merdivendir. O bir kişi ile başlar ve bütünlükle son bulur. Sevgi başlangıçtır. Tanrı sondur. Sevgiden korkmak, sevginin geliştiren korkusundan korkmak, karanlık bir hücrenin içinde kapalı kalmaktır. Sevgiden ne kadar korkarsanız korkun sevebileceğiniz kişi karşınıza çıktığında hayır deme gücünü kendinizde bulamazsınız o yüzden travesti bireyler bırakın kendinizi sevmenin kucağına varsın acıyla gelsin bir tatlı söz size her şeyi unutturmaya yeter. Ankara travestilerinden Bade sevdin mi acıya da göz yaşına da katlanacaksın diyor çok haklı aşk ve sevgi zordur becerebilenler sonsuz mutluluğu da bulurlar. Modern insan karanlık bir hücrede yaşıyor, o narsistir. Narsisizm modern zihnin en büyük takıntısıdır. Ve o zaman problemler, anlamsız problemler vardır. Yaratıcı olan problemler vardır çünkü onlar seni daha yüksek farkındalığa götürür. Seni hiçbir yere götürmeyen problemler vardır; onlar seni basitçe kösteklerler. Onlar seni basitçe eski pisliğinin içinde tutar. Sevgi sorun yaratır. Bu problemlerden sevgiden kaçarak kurtulamazsın. Ancak bunlar son derece hayati sorunlardır. Onlarla yüzleşmek, karşılaşmak zorundasın; onlar yaşanmak zorundadır ve onların içinden ve ötesine geçmek gerekir. Ve ötesine geçmek için yol içindendir. Sevgi yapılmaya değer yegâne şeydir. Onun dışındaki her şey ikincildir. Şayet sevgiye yardımcı olursa iyidir. Ve diğer tüm şeyler bir araçtır, sevgi amaçtır. Bu yüzden acı ne olursa olsun sevginin içine gir. Şayet pek çok insanın karar vermiş olduğu gibi sevginin içine girmezsen kendine takılı kalırsın. O zaman senin hayatın kutsal bir yolculuk değildir, o zaman senin hayatın okyanusa akan bir nehir değildir, senin hayatın kirli, durgun bir havuzdur. Ve kısa süre sonra pislik ve çamur dışında bir şey olmayacak. Temiz tutmak için kişinin akmaya devam etmesi gerekir. Bir nehir temiz kalır çünkü o akmaya devam eder. Sevgiye akın İclal.

Yengeç ve Aslanın aşkı

 

Burçlara göre aşkı yorumlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Can dostlar tüm travesti bireyler siz de aşkınızın burcuna göre yorumla katılabilirsiniz bu yazıya bir destek olun. Sıra yengeçlere gelmişti. Yengeç burçları güvenceye çok önem verirler. Yalnız maddi olarak değil kendilerini her bakımdan güvende hissetmek isterler. Yanlış anlaşıldıklarına inandıkları zaman çok alıngan ve dar görüşlü olabilirler. Sevgiye vakit ayırmak isterler. Romantik beklentileri vardır. Çiçek küçük sürprizler bir sepet çilek gibi aşkı ve romantizmi hatırlatan her türlü hediyeye bayılırlar ve zaman zaman bunu beklerler. Yengeç kadınları birer dişi kuştur. Evlerini temizlemeyi süslemeyi pişirmeyi kısaca “ev” tadında her şeyi zevkle yaparlar. Pişirdikleri yemekleri geri çevirmemelisiniz. Alıngan yapıları her şeyden kolayca nem kapmalarına sebeptir o yüzden kendinizi bol bol özür dilerken bulabilirsiniz. Bu hassas ve sevgi dolu burcun insanlarını mutlu etmenin en güzel yolu onları koşulsuz şartsız her zaman sevmek ve bunu hissettirmektir. Aslan Burcu en gururlu aşıklardır. Aslanların ilişkileri bozulmuşsa veya doğru kişi ile beraber değilseler bile bunu gururları yüzünden kolay kolay kabul etmezler hatalarını onlara hemen kabul ettiremezsiniz. Çünkü hata yapmak onlar için zayıflıktır ve zayıflığı hiç sevmezler. Aslan aşığı için söylenecek en son söz onların aşkta her zaman doğal bir şansı olduğudur. İstediklerini elde etmek için sonuna dek savaşırlar ve genelde başarılı olurlar. Kavga ederken bile sakindirler dolayısı ile kavga ettiğinizi bile anlayamazsınız. Bu burcun insanları ilişkilerinde sorun yaşarsa suçlama yolunu tercih etmeyerek uyumlu ılımlı ayrılıklar yaşamaya çalışır. Bizzat yaşayan Diyarbakır travestilerinden bir dostumun anlattıkları doğrultusunda yazıya yön verdim. Tembel ve kararsız olduklarına dair bir inanış vardır. Özü böyle değildir o sadece mükemmel ve en doğru olanı istediği için git-geller yaşamaktadır. Adalet duygusu da tıpkı mükemmelciliği gibi ön plandadır. Ona haksızlık yapmamaya özen göstermelisiniz. Sevgiyle kalın İclal.

Sana ait olanla yetinmek

 

Önce yaşamak hepimizin tek gayesi bu olmalı yaşamdan zevk almayı bilmeyenler en az şükredenler ve elinin altındakilerin kıymetini bilmeyenlerdir. Yırtık bir çorabı hiç çorabı olmamaya yeğlemek işte mutluluğun ana teması burada başlıyor. Okumak bilgi sahibi olmak ve yeniden kendini keşfetmekama cilt cilt kitap okumak, sizi daha mutlu bir insan yapmıyor. Zira bu kitapların şöyle bir handikapı var; okurken her şey muazzam ama kitap biter bitmez elimiz depresyon hırkası arıyor! Anne Hart ise “Ama ilginçtir, nelere şükrettiğinize dair aldığınız 1-2 satır notun hayatınızı değiştirmesi mümkün olabilir” diyor. Okuyun, öğrenin, deneyimleyin ama yanıtı kitaplarda ararken kendi hayatınızda ne olup bittiğini kaçırmayın; yani önce yaşayın! Bu arada celebrity güruhu da “şükür trendi”nden nasibini alıyor elbette. Son zamanlarda ünlülerin demeçlerinde en çok kullandıkları kelime “thankful” (müteşekkir) olabilir. Jennifer Lopez’in, Justin Bieber’ın ya da Katy Perry’nin twit’leri ve Instagram postları #blessed (mübarek) ve #grateful’dan (minnettar) geçilmiyor.Tabii dijital âlem de geri kalmıyor. Mesela, İngiliz Carla White tarafından hayata geçirilmiş bir tür “şükür günlüğü” olarak çalışan “Bliss” adlı uygulamayı yüklediğinizde karşınıza çeşitli boşluk doldurma soruları geliyor. Bunlardan ilki: “’İyi ki hayatımda dediğiniz birini seçin.” Bu kişi ailenizden ya da çevrenizden herhangi biri olabilir. Benim çok zorlanmadığım bir soruydu bu çünkü iyi ki hayatımda dediğim Ankara travestilerinden Bade bana daima mutlu olmam için nedenler sunuyor. Siz travesti bireylerinde bu sorulara cevap vermenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Ardından neden bunun için mutlu olduğunuza dair bir küçük paragraf yazmanız isteniyor. Sonra her gün, o gün için minnet duyduğunuz 5 maddeyi listeliyorsunuz. Uygulamayı ben de yükledim, denedim. Ve hiç beklemediğim şekilde memnun kaldım! Şöyle anlatayım; belki de “Bliss” olmasa, annem bana borç verdiği için minnet duymak aklımın ucundan geçmeyecekti. Yani birkaç günlük deneyimimle söyleyebilirim ki işe yarıyor. Unutmanıza imkân da vermiyor, “Haydi, bugünün 5 maddesi” gibi uyarılarla kendini her gün hatırlatıyor. İsterseniz bu maddeleri Instagram’a post’layabiliyorsunuz ayrıca. Şükür edin ve elinizdekilerle yetinin bu kadar basit ve kolay bir yaşam şekli size doğru geliyor yakalayın onu sevgilerimle İclal.

Başarıya giden yol

2009_08_01_002042_1253505760

Yeteneğe sahip olmakla, yeteneği kullanmak her zaman aynı anlama gelmez. Kişileri belirli zamanlarda tekrar beceriksiz duruma sokan kesin deneyimler vardır. Yollardaki virajlar, nehirlerdeki girdaplar, zaman zaman bizi tekrar tuzağa düşürür. Kişilerin tüm yapabileceklerine tutarlı bir şekilde engel olan deneyimler vardır. Ben bunlara zenginlik ve mutluluğun beş anahtarı adını verdim. Şimdi sahip olduğunuz tüm yetenekleri kullanmak ve olabileceklerinizin hepsini olmak istiyorsanız; bu anahtarları anlamak zorundasınız. Kararlıysanız ve anahtarlan uyumlu bir şekilde kullanabilirseniz, yaşamınız sürekli başarılarla dolu olacaktır. Ne isterseniz, yaşam size verecektir. Değerli travesti bireylere bu konuda bir şeyler yazmak istedim. Bir çeyrek dolar isterseniz, yaşam size o kadarını verecektir. Yaşam sevinci ve başarı isterseniz, yaşam size onu verecektir. Şimdiye kadar yaptığım çalışmalar bana; durum ve davranışlarımızı değiştirebilirsek, her şeyi değiştirebileceğimizi öğretti. Yaşamdan ne isteyebileceğinizi ve onu elde ettiğinizden nasıl emin olabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Daha sonraki aylarda sokakta rastladığım insanlara hep yaşamlarını ve bu duruma nasıl ulaştıklarını sordum. Yaşamda benzer güçlüklerle uğraşmak zorunda olduğumuzu fark etmeye başladım. Fark onlarla başa çıkma yordamlarındaydı.“Kullandığınız kelimeler, nasıl yaşayacağınızı belirlerler. Engellemelerle başa çıkabilen insanlar ödüllendirilirler. Eğer iflas etmişseniz, muhtemelen bunun nedeni çok fazla engellemeyle başa çıkamamanız yüzündendir. “İflas ettim, çünkü çok fazla engellemeyle karşılaştım” derseniz geri adım attınız demektir. Daha çok engellemeyle başa çıksaydınız, zengin olurdunuz. Parasal açıdan iyi durumda olanlarla olmayanlar arasındaki en önemli fark, engellemelerle başa çıkma yöntemlerinden kaynaklanır. Fakirlerin çok fazla engellemeye sahip olmadıklarını söyleyecek kadar katı yürekli değilim. Sadece zengin olmanın yolunun başarıya ulaşıncaya kadar engellemelerin üstüne gitmekten geçtiğini anlatmaya çalışıyorum. Genellikle insanlar zenginlerin problemlerinin olmadığını sanırlar. Biraz daha dikkat etseler, zenginlerin daha çok problemlerinin olduğunu görecekler. Onlar sadece yeni stratejiler ve alternatifler yaratarak, bu problemlerle nasıl başa çıkılabileceğini biliyorlar. Antalya travestilerinden Nesil çok zengin olmak istediğini söylediğinde önünde çok fazla güçlük kalmayacağına inanmıştı. Zengin olmak sadece çok paraya sahip olmak demek değildir. Zengin bir ilişki daha çok problem ve daha çok zorluk demektir. Herhangi bir problemle karşılaşmak istemiyorsanız, böyle bir ilişkiye girmeyiniz. İşte, ilişkide, yaşamda, büyük başarıya giden her yolda çok fazla engelleme vardır. Bu engelleri aşmaya gücünüz yoksa çok da zenginlik keder ve dertten başka bir şey getirmeyecektir. Sevgiyle kalın İclal.

Dişi olmak

mirror-mirror

Kadın olmak dünyanın en zor işidir. Bir erkek gibi düşünemez sevemezsiniz siz her şeyin daha fazlasını hissetmeye programlanmış olduğunuzdan sizi anlamaya bazı erkeklerin düşünce gücü yetmez.Kadın sevmen için vardır; anlaman için değil. Bu anlaşılması gereken ilk şeydir. Varoluşun herhangi bir ifadesini anlamak-erkeği ya da kadını ya da hayvanı ya da doğayı-bilimin işidir; mistiğin değil.   Psikiyatr, sana karının bedavaya sorduğu soruları bir sürü para karşılığı soran adamdır.   Kadın, erkeğin yaklaşmasına direnç göstererek başlar ve geri çekilmesini engelleyerek bitirir.  Bir kadının fikrini değiştirmek istiyorsan, onunla hemfikir ol.   Eğer bir kadının ne demek istediğini merak ediyorsan, ona bak; sakın dinleme.  En önemli farkındalık hiçbir şeyin anlaşılamayacağını fark etmektir. Her şeyin bir gizem ve mucize olduğunu anlamak bana göre hayatındaki dinselliğin başlangıcıdır. Öncelikle, kadın yaşam üretmeye muktedirdir; erkek ise değildir. Bu açıdan erkek daha aşağıdadır ve bu aşağılık duygusu kadınlara erkeklerin hükmetmesinde önemli rol oynamıştır. Tamam biraz acımasız davrandım değerli travesti bireyler her erkeği aynı kefeye koymak büyük bir hataydı. Neden mi kadın beyniyle düşünen erkekler de olduğunu söylemeyi unuttum. İstanbul travestileri rastlamıştır naif, ince duygulu kadını anlayan erkeklerin sayısı da hiç de azınsanmayacak bir boyuttadır ama işte önemli olan o erkeklere rastlayabilmek. Erkeklerin onlara söylediği doğru olmayan şeyler yüzünden kadınların psikolojisi bozulmuş, onları erkeklerin kölesi yapmış ve tüm dünyada ikinci sınıf vatandaş haline düşmüşlerdir. Bu durum, sadece ve sadece erkeğin kadından daha çok kas gücüne sahip olmasından kaynaklanır. Ama kas gücü hayvansılığın bir parçasıdır. Kadın tek bir sevgiyle kendini tamamen doyurabilir çünkü o erkeğin bedenine değil, onun en derindeki içsel özelliklerine bakar. Güzel, kaslı vücuda sahip bir erkeğe değil, karizması olan erkeğe aşık olur. Hayattaki sorunlar sevgi ile çözülebilir; saldırganlıkla değil. Kadın ve erkek ayrı dünyalardır o nedenle birbirlerini anlamaları güçtür. Ve geçmiş yanlış anlamalarla doludur fakat bu gelecekte de böyle olmak zorunda değildir. Geçmişten ders alabiliriz ve alınacak yegâne ders erkek ve kadının birbirlerinin farklılıklarını daha çok kabul edip birbirlerine karşı daha anlayışlı olmalarıdır. Erkek ve kadın negatif ve pozitif elektrik kutupları gibidir: Birbirlerine doğru manyetik olarak çekilirler. Onlar zıt kutuplardır; o nedenle çatışma doğaldır. Ancak anlayış sayesinde, şefkat sayesinde sevgi sayesinde, birbirlerinin dünyasına bakıp anlamaya çalışmak sayesinde tüm sorunlar çözülebilir. Sevgiyle kalalım o halde İclal.

Vicdan pusulası

Hayat bir sınav yeri diye inanıyorsun ama bu sınavı geçmek için ne yapman gerektiğinden bihaber yaşıyorsun. Sınavları kanat takarak, uçarak, acı çekmeksizin geçmenin en önemli ve hatta tek şartı, tek yolu, tek anahtarı, tek sihirli değneği, tek şifresi, tek sırrı nedir bilir misin? Maddi arzu ve ihtiraslar yönünde gitmemek, aksine daima vicdan pusulasının gösterdiği üst kutup yönünde gitmek ve o yönden hiç sapmamak ve güzel travesti kardeşim vicdan kalpte değildir ve idrak ile yükselir. Dolayısıyla karşına çıkanlar, çıkacak olanlar seni elbette; kimi zaman sevecek, kimi zaman sever görünecek kimi zaman nefret sınavıyla karşılaştıracak kimi zaman sevindirecek, kimi zaman incitecek, kıracak, kimi zaman terk edip üzecek, acılarla baş başa bırakacak ve ama sonuçta, gerektiği gibi olmanı veya o yolda adımlar atmanı sağlayacaktır. Bunların hiçbiri haksızlık, şanssızlık, bahtsızlık, tesadüf, plansız programsız olmayıp, senin bizzat elinle imzaladığın planının gerekleridir, yani planındaki deneyim ve sınavların içeriği olan şeylerdir, karşılaşmalardır, davranışlardır, olaylardır. Sınavı geçmek için gereken sadece kendine inanmak ve bu nefret ve öfkeni bastırmandır. Sen buna hazırsan zaten boşuna debelenmene gerek yok ne yapıp edip o sınavı başarıyla geçersin. Yapmacık tavırlar, maskeler seni senden uzaklaştıran şeylerle bir sınavı geçmek hayaldir. Önceliği kendine ver. Kendine inan, bu yolda en doğruyu sen biliyorsun bırak seni yolundan döndürmek isteyenler boşa kürek çeksinler. Ne sevgiye ne de nefrete yol açmamak dünya bilgeliğinin yarısıdır: hiçbir şey söylememek ve hiçbir şeye inanmamak da öteki yarısı. Nefret ve sevgi çoğu zaman aynı kalpte çakışırlar hangisi kazanır diye soracak olsam ben aşk derim oysa Ankara travestilerinden Bade nefret olduğunda diretiyor ya sizce sevgili dostlar hangisi kazanır? Aşk ne nefret sözlerine bir bakalım karar vermeden diyorum. Açıkça nefret etmek, asıl düşünceyi gizlemekten daha asil bir harekettir. Sevgi ve nefret kör değildir, ama etraflarında taşıdıkları ateş tarafından körleştirilirler. Aşıklara haber vermek isterim: Kalbin tüm meseleleri yalnız kalpte halledilir, çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir. Ümitsiz bir aşkın panzehiri ise nefrettir. Sevgi ile Nefret arasında çok ince bir çizgi vardır. Birisinden nefret ediyorsanız ve bir gün onu yenemeyeceğinizi anladığınız zaman onu sevmeye başlarsınız. Ve yine birisini seviyorsanız ve bir gün onu yenebileceğinizi düşündüğünüz zaman ondan nefret etmeye başlarsınız. Sevgi kazansın diliyorum sevgiyle kalın İclal.

Sağlıklı olmak

3-sevgi

Eğer hasta olmak istemiyorsan yapman gereken çok basit kurallar var. Duygularını anlat. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız! Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir! Karar Vermelisin. Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Gerçi ben de çok kararsız bir insanımdır en basitinden bir alışverişe çıktık geçen İstanbul travestilerinden Tuna ile bir mont için saatlerce dolaştık ve en sonunda ilk girdiğimiz mağazada gördüğümüzü aldık kısacası boşu boşuna yorulmuştuk. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar. Olduğundan Farklı Yaşama. Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Maske takarak gezen milyonlarca insan var sokaklarda Benim gördüğüm kadarıyla kendi olmayı ret eden bu insanlar en sonunda kendilerini bile unutuyorlar. Hangi maskeyi takmışlarsa o oluyorlar. Maske takmayan olduğu gibi görünen travesti bireyleri bu gruba dahil etmiyorum. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır. Kabullen. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir. Çözümler Bul. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. Güven. Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişki de olamaz. Sağlıklı günler dilerim İclal.